| Biyografi | Konserler | Fotoğraflar | Görüntüler | Dersler | Linkler | İletişim |
|
“Teşekkürler
müthiş performasın için. Kalbinde hissettiğin ve
beni anladığın apaçık. Bu
benim için çok güzel Kamran
İnce, Besteci *** “Viyolonsel
için Müzik 94 adlı eserimi seslendirişinizdeki
titizlik ve yaratıcılık için
size çok teşekkür ederim. Kendine güvenli
ve ikna edici üslubünüzle başarılı
konserlerinizi sürdürmenizi
dilerim.” İlhan
Usmanbaş, Besteci |
| KAÇIRMADIK "Genç Kuşağın Seçkin Bir Viyolonselcisi: Ozan Tunca Bugünün viyolonsel ortamı içinde seçkin bir yer edinmiş Tunca şimdiden; saydamlar eşliğinde, aydınlatıcı açıklamalarla zenginleştirdiği resitalinde , Kâmran İnce’nin “Tracing” i ile başladığı bu renkli ve anlamlı yolculuğu, Glazunov, Amirov, Saygun, Karayev ve Rahmaninov’la sürdürdü (arada, piyanist Adıgüzelzade’nin Gravürler’inden , soluk kesici nitelikte 3 parça yorumunu dinledik). İlk olarak dinliyorum bu genç virtüözümüzü, onun yumuşak, ılımlı tınısını, zeka ile harmanladığı yorumlarını yakından tanımaktan gurur duydum. Kısıtlı sütunuma bütün etkinliklerini sığdıramadığım için üzgünüm. Kendisine ileride, Andante sayfalarında daha geniş yer vermemizin gerekli olduğunu düşünüyorum. " Üner Birkan, Sanat Yazarı
*** “Ozan Tunca, özellikle Türk bestecilerinin yapıtlarını, akademik bakış, üstün teknik ve derinlemesine duygusal yorumuyla dört dörtlük seslendirme başarısını gösteriyor. Hem önemli bir görev yapıyor, hem de dinleyene zevk veriyor. Daha ne olsun?” "Dahası
da varmış, Rus ekolü bestecilerin romantik çello
parçalarındaki duygu yoğunluğu gerçekten görkemli." Şefik Kahramankaptan, Sanat Yazarı *** “Tunca'nın
üç Türk
bestecisini tanıtan konseri tümüyle göz
kamaştırıcıydı, öğrencilerimiz
hocalarımız ve şehir halkı tarafından ilgiyle izlendi...
Ayrıca
öğrencilerime yaptığı çalıştay, hem solo hem de
orkestra repertuvarı bakımından
oldukça faydalı ve verimliydi. Kendisi birinci sınıf bir
hoca ve viyolonsel
sanatçısı...” Prof. Dennis
Parker, Viyolonsel
Sanatçısı *** “KLASİK MÜZİĞİ
NASIL DİNLEYELİM” konferansına katılan bazı
üniversite öğrencileri: KLASİK MÜZİK
DİNLEMEK Klasik müzik
dinlemek denildiğinde, hele de Türkiye’de klasik
müzik dinlemek denildiğinde,
aklıma suşi çubukları ile pire yakalamak, kokorece ihanet
etmek ve kapı
gıcırtısına oynayan güzel insanımın takım elbiseye hapsedilmiş
bir şekilde
kıpırdamadan müzik dinlemesi gelir hep.
Çünkü batıdan gelen her
türlü olguyu
algılanması zor, kültürsüzleşmeye yol
açan ve geleneklerimize aykırı olarak
yorumlayan bir halk kesimi ile bu olguları hemen sahiplenen, benimseyen
ve
halktan soyutlayan güya
aydın sınıf
arasında sıkışmış kalmışlardan biri de klasik
müziktir. Çellosunu ve
üretimde bulunduğu müzik
türünü bu sıkışmışlıktan
kurtarmaya çalışanlardan biri, Anadolu Üniversitesi
Devlet Konservatuarından
Doç. Dr. Ozan Evrim Tunca, düzenlediği konferansla
biz öğrencileri klasik
müziğe dair önyargılarımızdan, kalıplarımızdan ve
uzaklığımızdan sıyırıp,
ardında klasik müzik bulunan kapıları bizim için
araladı... Karmaşıklığını
kabul ettiği klasik müziği, ropdöşambrlı-ellerde
kadehli “siz
anlamazsınız”cılığından kurtarıp, kokoreç yanına
ayran kıvamında “klasik müziği
nasıl dinleyeceğimizi bilirsek, dinlerken zevk alabilirizciliğe
indirgeyen ve
bununla ilgili gerekli ölçütleri anlatan
bir eğitmen. Cankal Altun KLASİK MÜZİĞİ
SEVMEDEKİ İLK ADIM Neden Klasik Batı
Müziği bize bu kadar uzak, neden yaşamlarımızda
önemli bir yer edinemiyor?
Klasik müzik kültürünün
aydın ve entelektüel kesime özgü
olduğu fikri mi
bir mesafe koyuyor aramıza? Bütün bunları
düşünürken önceden tek bir
cevap gelirdi aklıma: Klasik Batı Müziği Türk
kültürüne uzak, bizim
ezgilerimizle yoğrulmamış, bizim insanımızın duygularıyla
harmanlanmamış. Ama
dün anladım ki tek sebebi bu değil. Biz klasik müzik
hakkında bir şey
bilmiyoruz. İnsan bilmediği bir şeyi sevebilir mi? Hangi tarihi
dönemde
yazıldıklarını bilmeden, bestecinin her bir melodide ne anlatmak
istediğini
anlamadan, çalgıların dilini çözmeden
nasıl zevk alabiliriz ki? İşte bu noktada
ünlü viyolonsel sanatçısı Ozan Tunca
yardımcı oldu bize... Ayşegül Turgut Türkçe
101 KLASİK MÜZİK
DİNLEMEK Klasik müzik
deyince gözümde bir deniz canlanır hep; hani
yüzyıllardır bizimledir, kimi
zaman coşkundur kimi zamansa uslu bir çocuk gibi
büker boynunu... Nasıl olursa
olsun vazgeçilmezimizdir deniz, tıpkı klasik müzik
gibi. Ne var ki klasik
müziktir bu işte, söylenişi bile ağır gelir insana,
taşıması zor bir yük
gibi...Ta ki nasıl dinleteceğini öğrenene kadar. Gittiğim o
konferans da benim
klasik müzik dönemim için bir
dönüm noktasıydı aslında. Onu nasıl
dinleyeceğimi, dönemlerini, sanatçılarını ve bu
dönemlerden hangisini en çok
sevdiğimi öğrendim. Ayça Bulut Türkçe
101 Klasik
Müziğin
oluşumunu, yapısını, anlamını, değerini usta bir sanatçıdan
dinledikten sonra
klasik müzikle olan bağım biraz daha
güçlendi. Onunla ilgili bilgim arttığı
için bu müzik türüne karşı olan
yabancılığım biraz daha ortadan kalktı. Klasik
müzik son zamanlarda Caz gibi başka müzik
türlerinin ortaya çıkışı ile
sarsılmış olsa da hala eski değerini ve önemini koruyor. Hala
genellikle yüksek
zümrenin dinlediği müzik olma özelliğini
sürdürse de bu sınırlama iletişim
olanaklarının artmasıyla giderek aşılıyor.
Çünkü artık daha çok insan
klasik
müzik dinleme ve onu tanıma olanağı buluyor. Bu
yüzden de her şeye rağmen
klasik müzik hala en köklü müzik
olmayı, diğer müzik türlerini etkilemeyi
sürdürüyor. Şahika Uçtu Türkçe
101 KLASİK MÜZİK DİNLEMEK Ayrıca,
Tunca’nın
konuşmasında çok doğru noktalara değindiği
düşüncesindeyim. Tunca
dinleyicilerini gereksiz bilgiler ile boğmadan , en faydalı ve en doğru
bilgileri sundu. Klasik müzik dinlerken dikkat edilmesi
gereken hususlar
hakkında bizlere bilgi verirken, tam dozunda bilgi sundu bizlere. Ne
dinlediğimizde anlamayacağımız kadar az ne de içinde boğulup
kaybolacağımız kadar
çok bilgiydi
verdiği. Mehmet Mutlu Türkçe
101 |